|
|
| |

Güneş Doğmadan Önce..

Güneş Doğmadan Önce..
| Gönderen:
prekerims
@ Sep 28 2008, 03:33 AM |
En anlaşılmadan, en 'tadında' kalan aşklardır 'güneş doğmadan önce' yaşananlar. Çünkü, aynı yerden, aynı ışığıyla iki kez geçmez gözler. En güzel aşklar, güneş doğmadan biter...
Bir şehri terk etmek üzeresindir. Belki gitmenin kendi büyüsündendir; kalanların göremeyeceği ışıklarını yakar sana şehir. Bu yüzden herhalde, o en güzel serüvenler, karşılaşmalar, tesadüfler son gün başına gelir. En mucizevi insanlar hep o en son günü bekler karşına çıkmak için. Belki o insandır mucizevi olan, belki de zaten son gün başına çok tuhaf bir şey geleceğini beklediğin için, onu büyülü hale sen getirirsin. Bu dünya tarihinde çözülememiş tuhaflıklardan bir tanesidir. Sonra, konuşmaya başlarsın birden, sonu gelmeyecek gibidir. Oysa sabah o şehirden gideceksin ve bir daha o insanı görmeyeceksindir. Acaba bir daha görmeyeceğin için mi eşsizdir o, yoksa hakikaten lanet olası son günü mü bekler bu insanlar ortaya çıkmak için? Ne ise ne, konuşmak, bakmak, gülmek her şey hiç akmadığı kadar "akar". Sanki tam da odur âşık olacağın kişi, tam sana göre olandır o son gece karşılaştığın. Ya da bir daha görmeyeceğin biriyle konuşmak, hiç kimseyle konuşmayacağın kadar canlı yapıyordur seni ve onu. En anlaşılmadan, en "tadında" kalan aşklardır bu "güneş doğmadan önce" yaşananlar. Hiç bozulmayacağını bildiğin için kendini akıtıverdiğin...
Yeniden buluşmak?
İçin gider gelir; yeniden buluşmalı mıdır? Başka bir şehirde devam edilmeli midir? Bu mucizeyi gerçeklerin dünyasına getirmeye çalışmak iyi bir şey midir? Olabilir mi? "Bir yıl sonra, aynı gün, aynı yerde" derken bile kırılır için; bilirsin ki, öyle olmayacaktır. Gözlerindeki bu ışığı bir daha aynı yerde bulamamaktan öyle çok korkarsın ki, vazgeçersin söz vermekten. Belki yeterince gençsen... Belki yeterince hayal kırıklığı yaşamamışsan... Yani belki o zaman diyebilirsin: Bir yıl sonra, aynı gün, aynı yerde... Gelir mi? Ben gelmek ister miyim? Yeniden konuştuğumuzda şehir bizim için yine o kimseye yakmadığı ışıklarını yakar mı?.. Yeryüzü şehirlerinde kaç tane böyle bir gecelik aşk vardır acaba? Sabah olunca ışıklarını söndürüp sonsuza dek yok olan...
"Durduğumuz" hayatlar bozuyor büyüyü; gitmek akıtıyor içimizi. O yüzden gitmeden önceki halimiz oluyor en güzel halimiz. Terk edeceğimiz insanlar bu yüzden en güzel; bir daha görmeyeceğimiz için. Bırakıp giderkendir en güzel hali bir şehrin... Mucizeler bu yüzdendir. Sözlerin tutulmaması bu yüzden. Bilirsin çünkü, aynı yerden, aynı ışığıyla iki kez geçmez gözler. En güzel aşklar, güneş doğmadan önce biter...
Ece TEMELKURAN
|
|
Yorumlar: 1 ::
Yorumları Oku
|
|

Bir Tutam Mavi İçin Herşey...

Bir Tutam Mavi İçin Herşey...
| Gönderen:
prekerims
@ Sep 28 2008, 03:33 AM |
Kendi suretimdir sandım önceleri. Her gözlerimi kapadığımda belirirdi o görüntü. Sonra fısıltısı gelirdi kulağıma;
Ben sandım.
Kendimden sandım..
Hayatımın anlamının bir çift mavi göz de saklı olduğunu, Can'ımın parçasını bulduğumu ve dahasını, çok daha fazlasını...
Yaşıyorum!! Yaşadıkça anlamlanıyorum, Anlamlandıkça buram buram "aşk" kokuyorum...
Nefesin nefesime,ömrün ömrüme eş olsun diye, Gözlerine başka hayaller değmesin diye, Avcumdaki çizgiler yalnız senin ellerinle birleşsin diye, Öylesine işte...
İçten, İçimden, İçimin en kuytularına değin Seni Seviyorum...
Gökkuşağından daha renkli açıyor çiçeklerim. Her yağmur damlasıyla serpilip büyüyorum.
Büyüyoruz...
Gittikçe büyüyüp, büyüdükçe güzelleşiyoruz. Gözlerin daha bi mavi mesela. Ben kırmızıyı daha çok yakıştırıyorum kendime. Ve gitgide daha çok benziyoruz birbirimize. Ruhlarımızın aksi duruşumuza, gülüşümüze, bakışımıza yansıyor.
Artık aynaya baktığımda suretimden önce seni görüyorum..
 "Önce senin gözlerin, Önce senin nefesin, Ömrümün sonuna kadar tek önceliğim..."
Herşey bir tutam mavi uğrunaydı; Biraz gökyüzünden, Biraz denizden, Biraz da kalbimizden...
Bir tutam mavi için herşey; Bir tutam bakış... Bir tutam mavi...
Yazan: SeCciL
|
|
Yorumlar: 0 ::
Yorumları Oku
|
|

Hiçbir Şey'im..

Hiçbir Şey'im..
| Gönderen:
prekerims
@ Sep 28 2008, 03:33 AM |
Avuçlarımda sakladığım üç beş kırık umudum var sadece, başka da hiçbir şeyim…
Elimde avucumda ne varsa yitirerek yürüyorum, gözlerinden başka bir yere bakmamaya çalışarak, çünkü gözlerin deniz fenerim benim, gözlerine bakmazsam, düşeceğim…
“İçinde sen olmasan, bu hayatın başka nesi var ki” diye düşünüyorum çoğu zaman. Yanımda sen olmasan, neye güveneceğim, yüreğimde sen olmasan, neyle besleneceğim?
Her yanı kırık bir köprü üzerinde ilerliyor yaşamım. Ayağımı bastığım parça, kopup kayboluyor uçurumun uçsuzluğunda, gözlerine bakıyorum bense sadece, gözlerinde aşkın en saf hali var, ellerimden tutuyor gözlerin, gözlerin yaşamla aramdaki köprüleri bağlıyor.
Sana baktıkça, anlıyorum; aşk; bambaşka bir hayat sunuyor bana, umutlar sunuyor, aşk beni karşı kıyıya geçiriyor. Yıkılan köprülerin üzerinden düşmeden yürümemi sağlıyor.
Aşk bana seni sunuyor.
Gözlerini kapatmaktan söz ediyorsun sense bana, yorulmaktan söz ediyorsun. Tüm bunları bilmeden, kendince yaşamaya çalışıyorsun, kendi uçurumlarında parçalanıyorsun, benim yaşamıma bağ olduğunu bilmeden, kendi bağlarını koparmak istiyorsun.
Oysa sen gözlerini kaparsan, ben yaşamdan düşeceğim.
Eğer sen vazgeçersen, ben öleceğim…
Avuçlarımda sakladığım üç beş kırık umudum var sadece, başka da hiçbir şeyim…
Sana bunlardan başka bir şey veremiyorum. Sana mucizeler vaad edemiyorum. Ama söz verdiğim gibi; mucize aratmayacak kadar seviyorum seni. Hep söylediğim gibi, tek yapabildiğim şeyi; en güzel yapabildiğim şeyi yapıyorum;
Seni seviyorum.
Elimden başka bir şey gelmiyor ki, Avuçlarımda sakladığım üç beş kırık umudum var sadece, başka da hiçbir şeyim…
Yazan: NHR

|
|
Yorumlar: 0 ::
Yorumları Oku
|
|

Sen De Üzüldün Mü?

Sen De Üzüldün Mü?
| Gönderen:
prekerims
@ Sep 28 2008, 03:32 AM |
Seninle yapacağımız ne çok şey vardı.Seninle bir şeyleri yaşamak kadar güzeldi, bir şeyleri hayal etmek. "Belki"leri bile güzel kılan bir yanın vardı senin. Olasılıklar bile heyecanlıydı. Kalbimin bir yarısı sana atıyordu. Beni yaşatıyordu bir yarım, diğer yarım seni. Kendi yarını aldın gittin sonra. Kalbimi parçaladın, gittin.
uyandım birden seninle gece üçü bulmamış bir bulut durdu gözümde hasret bize uymamış
Bize yakışan ne çok şey vardı. Heyecanlar, mutluluklar, kahkahalar. Bunların içinden ağlamayı seçtik. Ayrılığı seçtin sen. Ben ardından yas tutmayı. Benim seçimim zorunluydu. Ya seninki? Ben çok ağladım ardından. Sen de üzüldün mü?
kalp kalbe karşı derler sende üzüldün mü ay bile çeker gider geceyi düşündün mü
Öyle güzeldin ki dünyamda. Öyle kirlendi ki dünyam senden sonra. Avunmak öyle zorlaştı ki, yaşamak o kadar ağrılı ki, yalnızlık o kadar ağır ki?
yalnızlık bende saklı çıkmaz bir an dışarı elimde bir fotoğraf o şimdi burada olmalı
Hep iyi şeyler istedik birbirimiz için. Yada birbirimize öyle söyledik. ? yada sen bana öyle söyledin-. Şimdi kötülükler sardı dört bir yanımı. Şimdi korkulardan bir yorgan üzerimde. Sensizliğe alışmaya çalışmaktan daha zor, sensizliğe alışacağımdan korkmak.
Hep iyi şeyler istedik birbirimiz için.
Ve birbirimize en büyük kötülüğü yaptık gördün mü?
Kalp kalbe karşı derler Sen de üzüldün mü?
Yazan: Nehir
Aslı Güngör-Kalp Kalbe Karşı
|
|
Yorumlar: 0 ::
Yorumları Oku
|
|

Kaç Kurtar Kendini...

Kaç Kurtar Kendini...
| Gönderen:
prekerims
@ Sep 28 2008, 03:32 AM |
Yıllar öncesiydi. Dünyanın kendisinin etrafında döndüğünü düşünüyordu.
Canı yanmamıştı daha. Açılmamıştı yaraları, kanamamıştı henüz. Öylesine güçsüzdü ki... Oysa o bunu bilmiyordu. Dönmese de döndürürüm diyordu. Gülümsüyordu...
Kaç kurtar kendini, Ben oyalarım; git. İçimde ne varsa; Sana alışan
Bir hayat düşünün ki; bu hayat size ait ama asla siz yönlendiremiyorsunuz. Direniyor, karşı koyuyor, savaşıyorsunuz. Kırıp, yakıp, yıkıp yok ediyorsunuz. Ama her galibiyet sevinciniz koskocaman bir hezimete dönüşüyor. Her şeyi ama her şeyi yeni baştan yaşıyorsunuz. Çektiğiniz acılar değil sizi yoran; aynı acıları defalarca yaşamak size koyan...
Hiç olmamıştı belki Hayat yalanlar bizi Dilerim güçlüdür zaman Bu acıdan
Yoruldum. Bu sefer gerçekten yorgun düştü bedenim. Direnemiyorum. O kadar ağır geliyor ki her şey. Sadece "Hak etmedim" diyebiliyorum. İnsan hak etmediklerini de yaşıyormuş, bunu da öğreniyorum. Öğrendiklerim daha çok acıtıyor canımı. Sadece susabiliyorum...
Yağmurdan sonra Toprak kokusu yüzün Dokunsam da Özlesem de Aynı hüzün... Aynı hüzün
Yağmur yağardı, hasretle sarardı bedenimi. Çıplak ayak dolanırdım sokaklarda. Bedenim ıslanır, ruhum ısınırdı. Sarılırdım ruhuma, ruhum "sen" olurdu. Şimdilerde sadece titriyor bedenim. Ruhum kaçıyor sokaklardan. Sokaklar bensiz, ben sevgisiz, sevgiler yağmursuz. Herkes, her şey biraz eksik...
Bir adam bul kendine Sana aynalar tutmasın O kadar güzel yüzün; İçine bakmasın Seni korkutmasın
Kaldırım taşlarındaki çizgilere basmadan yürümeyi başardığım gecelerimi, yağmurlarda ıslanmalarımı, dalgaların delice dövdüğü kayalıkları, o kayalıklardaki yosun kokusunu, yosun kokusu ciğerlerimdeyken kahkahalarımı özlüyorum. Bu özlem boğuyor beni, nefes alamıyorum...
Özlesen de, arasan da Kendine sakla… Kendine sakla Herkes her şey senin olsun Bir beni yasakla... Bir beni yasakla "Yıllar öncesiydi. Dünyanın kendisinin etrafında döndüğünü düşünüyordu. Canı yanmamıştı daha. Açılmamıştı yaraları, kanamamıştı henüz. Öylesine güçsüzdü ki... Oysa o bunu bilmiyordu. Dönmese de döndürürüm diyordu. Gülümsüyordu… Gülümsüyordu... Gülümsüyordu..."
İtalik yazılı şarkı sözü; Feridun Düzağaç - Yüzün / Uykusuza Masallar
|
|
Yorumlar: 0 ::
Yorumları Oku
|
|
| |

Giriş Yap

Giriş Yap

Son İletiler

Son İletiler

Aktif Forumlar

Aktif Forumlar

Site İçi Arama

Site İçi Arama

Yeni Üyeler

Yeni Üyeler

Aktif Üyeler

Aktif Üyeler

Takvim

Takvim
| |
P | P | S | & | P | C | C |
|
»
| | | |
1
|
2
|
3
|
4
|
|
»
|
5
|
6
|
7
|
8
|
9
|
10
|
11
|
|
»
|
12
|
13
|
14
|
15
|
16
|
17
|
18
|
|
»
|
19
|
20
|
21
|
22
|
23
|
24
|
25
|
|
»
|
26
|
27
|
28
|
29
|
30
|
31
| |
|

Son Haberler

Son Haberler
|

Son İletiler

Son İletiler

Forum İstatistikleri

Forum İstatistikleri
Powered By IP.Board
© 2009 IPS, Inc.
Licensed to: Turuncu Düşler - http://www.turuncudusler.com CommunitySEO
1.2.3 © 2009
IPB SEO Module
|