|

Administrator
Grup: Kurucu Yönetici
İleti: 126
Katılım: 29.08.2008
Nereden: İstanbul
Üye No: 1

|
Sana nasıl anlatsam bunu bilemiyorum... Hani bülbül gül için şarkılar besteler... Gülün kendisine ait olamayacağını da bilir... Ama yine de gülün çevresinde pervanedir... Ve gül için şarkılar yakmaya doyamaz ya...
Aslında demek istediğim... Hani gül bülbül için daha bir başka açar... Kokusunu her zamankinden daha fazla saçar... Bülbülün o kokuyu duyması için elinden geleni yapar... Yapar da bülbüle hiçbir zaman yar olamayacağını bilir ya...
Demem o ki, yani... Hani kalem kâğıdın aşkıyla tutuşur... Akıtır içinde ne varsa kâğıdın satırlarına... Kalemin ucu bu alevden kor olur... Mürekkebini tüketmeye razıdır da kalem... Hiçbir keresinde kâğıt dile gelmez, gelemez... Kalemin aşkına karşılık veremez ya...
Anlatmaya çalıştığım şey... Hani böyle Kız Kulesi, Galata Kulesi’ne uzaktan bakar... Kavuşmalarına boğazın izin vermeyeceğini bilse de... Sevdiceğine yunuslarla selam yollar... Gene de aşkını dalgalara döker ya...
Uzun lafın kısası; şey yani nasıl desem... Bir bülbül say beni güle şarkılar yakan... Bir gül yerine koy beni bülbüle kokular saçan... Bir kalem olayım bembeyaz sayfalara içini akıtan... Ya da bir Kız Kulesi, boğaza karşı koyan...
İmkansızsın... deli aşığınım... Ulaşılmazsın... hayallerinle yaşayanım... Vazgeçilmezsin... vazgeçmeyeninim... Tutkumsun ve ben sana tutkunum...
tuuba <%TT> ben yaklaştıkça sen uzaklaşıyorsun... artık dermanım yok durdum peki ya sen de duracak mısın?..
|